Etiketler

, , , , , ,

 

Geçtiğimiz haftasonu kızlarımın doğumgünüydü. İkisinin de doğumu Nisan ayında ve bir gün arayla olduğu için benim için heyecan dolu bir bahar karşılama ve evlatlarım için şükür kutlaması gibi bu ay Bu sene de iki ay önceden neler yapabiliriz, büyük kızımın arkadaşlarını da davete katabilir miyiz, ne giyerler diye düşünmeye, pastamız ne şekilli olsun diye kızımla konuşarak heyecanla beklemeye, herkesi davet etmek isteyip evin ve bahçenin kapasitesi doğrultusunda istemeye istemeye listeyi daraltmaya, çocukları mutlu etmek için yapılabilecekler doğrultusunda planlama yapmaya başlamıştım kafamda.. Başlamıştım başlamasına da korona nedeniyle bu sene hiçbirimizin planladığı gibi gelişmedi hiçbirşey ne yazıkki sizlerin de fazlasıyla hissettiğiniz gibi!..

Benim en çok mutlu olduğum; sevdiğim insanları mümkün olduğunca bir araya getirip hasret gidermek olduğu için çocuklar da kalabalık kutlamaları ve biraraya gelmeleri arayacaklardı. Bu sene doğumgünlerinde öncekilere nazaran hiçbir eksiklik hissetmeyip nasıl heyecanla karşılayabilirlerdi diye düşündüm. Ve biraz hayal biraz gerçek harmanlamaya karar verdim.

Bunun için zaten kek çırpmayı çok seven Elifcim ile birlikte bir gün önceden pastamızı yaptık. Pastamızın daha havalı görünmesi için tabii ki pürüzsüz süremediğimiz kremanın üzerini çilek ve file badem ile kaplayarak kusurları ortadan kaldırdık;) Böylece hem çok eğlenceli bir doğumgünü hazırlığımız hem de pastane pastalarını aratmayacak güzellikte bir pastamız oldu. Tabii ki kızımın en sevdiği şekilde pastamız çikolatalıydı.

Ertesi gün salondaki oyuncak kalabalığını toparlayıp etrafa bir çeki düzen verdikten sonra, çocukların peluş oyuncaklarını yavaş yavaş masaya taşımaya başladım. Önce ne yaptığımı tam anlayamayıp izleyen Elif sonra heyecanla yerinden fırlayıp ne yaptığımı sordu: “Doğumgünü partinize katılacak arkadaşlarınızı getiriyorum” dediğimde inanılmaz sevindi hemen anneannesine ve dedesine de durumu aktardı ve masaya oturup bir yandan oyuncaklarının bir kısmıyla oynayıp diğer yandan beni izlemeye devam etti. Ambiansı yakalamıştık. Bunları merakla izleyen İpek de henüz bir yaşında olmasına rağmen yerinde zıplamaya başladı onu da alıp masaya koymamız için. Onu da masaya yakın mama sandalyesine oturttuk. Böyle böyle gide gele masanın yarısı oyuncaklarla doldu. Ama bu süreç beklediğimden de heyecanlı ve eğlenceli geçti, normalde mama sandalyesinde çok uzun kalmayı sevmeyen ufaklık bile sesini çıkarmadan bekledi:)

Sonra pastamızı getirdik ve teknolojinin nimetlerinden faydalanmaya başladık. Önce babaannemiz ve dedemizle görüntülü konuşma başlattık çocuklarla ilk tur mumları üfleme ve çoşmalar.. Sonra dayımızı aradık onunla bir tur daha.. Sonra da teyzemi aradık ve bu anın coşkusunu bir de onunla paylaştık. Her konuşmada mutluluğumuz artarak çoğaldı.

Aslında kuzenlerimizi de aramak geldi aklımıza ama küçüklerin canları pasta çeker hazırda yoktur belki diye onları aramaktan vazgeçtik. Belki daha önceden haber verseydik onlar da bir kek ya da pasta ile katılsaydı görüntülü konuşmalarımıza çok daha güzel olabilirdi bu da bir iyileştirme önerisi olarak kalsın:) Evde kalarak yaptığımız kutlamamızda sadece masaya taşıdığımız oyuncaklarımızın eşlik etmesini ve sevdiklerimiz ile canlı bağlantılar kurarak maksimum seviyede mutluluğu yakalamış olduk. Sadece çocuklar değil, biz bile daha sevinçliydik:) Annem bile kutlamanın ardından hala “Çok güzeldi, dolu doluydu” deyip durdu.

Doğumgünleri karantina günlerine denk gelen çocuklarımız için bu fikri paylaşmak istedim. Nice mutlu yıllarımız olsun ve çocuklarımızın yüzü hep gülsün inşallah.

#evdekalturkiyem🇹🇷 #evdekal #evdekaltürkiye #karantinagünlükleri #evdedoğumgünü #doğumgünü #kardeşler #kardeşcandır #instagrammom #instaanneevdekal #instaanneleri