• Elif bugün cimlastik dersinde sıra halinde öğretmeninin gösterdiği zıplama hareketlerini yaparken arkasındaki arkadaşının düştüğüne şahit oldu ve ne yapacağını bilmediği için haklı olarak bir ikilem yaşadı durup devam etme konusunda. Arkadaşı o anda ağlamayıp kalkmaya çabaladığı için iyi olduğunu düşünüp devam etti hareketleri yapmaya sonra..
  • Benim de bahsetmek istediğim bir konuydu çocuklara yol yordam gösterme konusu bu vesileyle düşüncelerimi yazmak istedim.
  • Günümüzde; çocukların işlerine pek karışılmaması gerektiğine dair bir eğilim var kendi yollarını bulmalarını desteklemek adına. Ben kendi adıma açıkcası bu yaklaşımı yeterli görmüyorum. Çocuk tamamen öğrenmeye odaklı bembeyaz bir sayfa gibi ve bu öğrenmeler kopyalama ile gerçekleşmekte çoğunlukla. Ne görüyorsa ve duyuyorsa aynısını yaparak hayatta kalmaya çalışan bir miniğe kendi yolunu bulsun demek sizden görmediği ya da öğrenemediği boşlukları başkalarının doldurmasına izin vermek oluyor ki iyiyi mi öğrenecek kötüyü mü bu belirsiz!
  • Benim yaklaşımım cocukla onun diline uygun şekilde her konuda konuşabilmek üzerine. Nasıl olsa anlamaz hatırlamaz diyerek yalan söylemek, kandırmaya çalışmak çok büyük hata ve çocuk için de güven ortamının zedelenmesi demek.
  • Çoğumuz ne yapacağımızı bilmediğimiz durumlarla karşılaştığımızda hata yaparız. Yaş ilerledikçe daha fazla olay ve durumla karşılaştığımız için hata payımız azalır, daha fazla olasılığı hesaplayabilir ve nasıl davranmamız gerektiğini bilecek olgunluğa erişmiş oluruz. Fakat çocuk ufacık haliyle kendi yolunu bulmaya çalışırsa hem yanlış yollar bulabilir hem de hataya meyilli olabilir. Örneğin; bir büyüğünü televizyonda küfür eden birine gülerken görürse küfre karşı sempatisi oluşacak ve küfür hayatında normalleşecektir. Güvendiği birinin ona küfretmenin çok yanlış olduğunu söylemesi benim kanımca şarttır. Zira küfür etme komedi filmlerinde masum görünse de detaylı düşünüldüğünde insan iliskilerinde en büyük sorunun karşılıklı nezaketsizlik ve küfürleşme olduğu net bir şekilde görülebilir. “Bana küfretti”, “anama bacıma sövdü” gibi cümleler pek çok katilin savunmasında yer aldığı gibi küfürlü konuşmalar kadına şiddetin de varyasyonlarından biridir.
  • Bu sebeple, özgürlükçü tavırlarla; “sansür istemiyoruz” gibi popüler kültür mottoları da sadece kar amacıyla kurulan platformları farklı göstermek ve bundan kar etme amacıyla küfrü de meşrulaştırdığı icin benim nezdimde kıymeti yoktur.
  • Aile terbiyesi almış olmak işte tam da benim anlatmak istediğim ve özümüzde de olan bir yöntem. Yani sonuçlarının nasıl bir birey yaratacağını tahmin dahi edemediğim yabancı menşeili yöntemleri takip etmek yerine aklıma geldikçe kültür birikimim olan iyi ve saygılı davranışları çocuklarıma aktarmak esas yapmaya çalıştığım olmalı.
  • Küfretmek kötü deyip kendim bunları izlersem ve ayıplamazsam tutarlı olamam ki çocukların gelişiminde tutarlılık çok önemli yer tutmaktadır.
  • Gelelim aile terbiyesi ya da iyi insan yetiştirme 101 dersine:
  • Bugünkü olay icin; dersi bittiğinde ona bu anı tekrar hatırlatıp bir daha böyle bir durumla karşılaşırsa düşen arkadaşının yanına eğilerek “iyi misin?” diye sormasının ve kalkmak icin yardım teklif etmesinin iyi olacağını söyleyeceğim. Yazımı yazarken ders bitti bile haydi gidiyorum şimdi soylemeye😊