Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

İpek 49 günlük olunca bana bir güven geldi, hazır eşimin bayram tatilinde çalışmıyor olmasının da rahatlığıyla iki çocukla bi hava almaya yürüyüşe çıkarız diye düşündüm. Hem güzel hem de çok zor bir deneyim sonrası kendimizi evimize güçlükle atabildik.

Öncelikle evde iki çocuğu, çantalarını, oyuncaklarını vs. hazırlayıp çıkana kadar belli bir vakit geçtiğinden dört yaşındaki kızım Elif zaten acıkmış olduğu için yolda gereksiz şeylere bozulup mızmızlanmaya başlayarak günlük zihinsel yorgunluğumuzun açılışını yaptı. Zaten bu çocukların uykusu geldiğinde ve acıktıklarındaki mantıksız ağlamaları ebeveynleri en çok yoran şeylerdir değil mi? Hele de arabada/otobüste/uçakta ve çaresizsen o anda..

Böyle durumların üstesinden gelebilmek adına neler yaptığımdan bahsetmek istiyorum size, pek çoğunuzun zaten bildiği ve uyguladığı şeylerdir eminim;)

  • Dışarı her çıkışta ufak tefek atıştırmalıklar yanıma alıyorum, mesela çubuk kraker, yaban mersini, kuru üzüm, fındık, badem, ceviz gibi. Bunun için mini kavanozlar almıştım kendi kendine minik parmaklarıyla tek tek onları yerken hem oyalanıyor hem de mutlu moda geçiyor.
  • Ne konuda tutturduysa ve ağlama moduna geçtiyse makul bir istek değilse onu ben de asla sadece ağlaması kesilsin diye kabul etmiyorum eğer boyun eğip kabul edersem bundan sonra her istediğini ağlayarak yaptırmaya çalışacağını biliyorum zira! Bu durum bir iki kez çıkmaza dönüşmüştü bizim deneyimimizde gerçekten çok zorlanmıştım karşılıklı inatlaşırken çünkü çocukların ağlama ve bağırarak rahatsız etme süresi aşırı uzun olabiliyor ve anne vicdanı buna teslim olmamak için direnmekte çok zorlanıyor. Anne direnebilse bile etraftan ne gaddar anne bakışları ile üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu durumda geliştirdiğim bir ortayol yöntemi var kendi çapımda şöyle ki ne çocuğun ne de annenin dediği olacak fakat aynı zamanda ikisinin de istediğine en yakın çözüm sunulacak. Mesela araçta telefon izlemek için tutturduysa ve ben de etrafı seyrederek seyahat etmeyi öğrenmesini istiyorsam ve anlık refleksle olmaz dememle birlikte ağlama başladıysa ona ne zaman telefonu verebileceğimi anlatıyorum örneğin gideceğimiz yere ulaştığımızda gibi. Ortayol kuralı şimdiye dek hep işe yaradı diyebilirim ve tavsiye ederim. Bazen karşılıklı pazarlıklar içinden çıkılmaz bir hal alsa bile denemeye değer:)

Gelgelelim bu krizi atlattıktan sonra neler yaptığımıza, hazır İstanbul boşken sosyal medyada kahvaltısının methini çokça duyduğum Suadiye’ deki fırına ulaştık. Lakin ne yazık ki bizim için pek uygun bir yer olmadığına kanaat getirdik. Çünkü hem self servisti, hem her bir ürün tek tek fiyatlandırılmıştı ki bunu hiç sevmiyoruz işimizi kolaylaştıracak fiks bir kahvaltı bekliyoruz menüde, üstelik hem fiyatlar çok yüksekti, hem de çay sınırsız değil her bir fincan ücretliydi ki bu bence bizim kültüre ters zira en sevdiğimiz şey kahvaltıda sınırsız çay:) Bir mekanı bize sevdiren en önemli kriterlerden biri bu olabilir,çayın da berrak ve lezzetli olmazı gerek tabii.

Bunlara rağmen keçi peynirli ve otlu menemeni çok beğendim her ne kadar İpek durmadığı için kahvaltımızı beraber değil sırayla yaptığımızdan soğumuş haliyle tatmış olsam da:) Evde de deneyeceğim.

Kızlarıma önerim; sosyal medyadaki herşeye özenmeyin çoğunun içi kof;)

Fırından ayrıldıktan sonra Elif bisiklet turuna bizse yanında yürüyüşe başladık. On dakika kadar ilerledikten sonra Elif’in bayram mutluluğuna mutluluk katmak için dondurma almak üzere mola verdik. Elif’e bildiğimiz usul daha sağlıklı Yaşar Usta dondurması alırken yolun karşısında Magnum’un İstanbul mağazasının olduğunu gördük. Ben de merak ediyordum burayı denemek istedim ve karşıya geçip içeri girdim. Olay şu şekilde;

  1. Fındık, fıstık, badem gibi 8-9 çeşit süsleme malzemesinden üçünü seçiyorsun. Örneğin ben badem, mini inci topu şeklinde çikolata ve Elif’in en sevdiği patlayan şekeri seçtim.
  2. Halihazırdaki bildiğimiz çubukta sütlü dondurmanın hangi tip çikolata (Sütlü, bitter, rubi ve beyaz) ile kaplanacağını seçiyorsun. Örneğin sütlü çikolataya batırıp çıkarıyorlar.
  3. Üzerine az önce seçtiğin malzemeyi döküyorlar ve yine biraz çikolata gezdiriyorlar.

Patlayan şeker çok yakıştı hiç beklenmedik şekilde, Elif bayıldı zaten güzeldi güzel olmasına da aynı markanın standart dondurmasının neredeyse üç katı olan fiyatı tam bir turistik tarifeydi ve bir Avrupa markası adına pek hoş değildi. Dondurma keyfinin ardından tekrar yürüyüş ve bisiklet maceramıza döndük.

Tam hayal ettiğim gibi herşey güzel gidiyordu ki Elif yoruldu, bir milim daha pedal çeviremem moduna geçti ve İpek de uyandı. Ahmet bisikleti kucaklayıp arabaya taşırken ben de biri şiddetle ağlayan iki çocukla caddede kalakaldım.

Mecburen pusetteki İpek’i kucaklayıp Elif’i oyalamak ve yanımdan ayrılmasını önlemek için anne otoritemi kullandım:) Ahmet döndükten sonra bir şeyler atıştırıp tekrar arabaya döndük. Birlikte ilk açık hava maceramız iki miniğimin yolda uyuyakalması ile son buldu.

Artısı açık havanın yorduğu İpek akşam ve gece boyunca sadece iki kez kesinti ile neredeyse kesintisiz uyudu taa ki ertesi sabah 5.30 a kadar..

Yazılarımı instagram üzerinden takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Reklamlar