İngilizce 311 dersinde (iş dünyasına bir nevi hazırlık dersidir), CV hazırlama üzerine konusurken hocamız hobilerimizi sordu. Herkes klasik birkaç şey söyledi, bense bir anda “Advertisements” demiş bulundum.

Hoca: “Advertisements.. What?” şeklinde cevap verdi tabii.

Ben: “Watching Advertisements:)”

Tahmin ettiğiniz gibi sınıfta bir kahkaha patlaması yaşandı:) Hoca da bana “biraz saf galiba!” der gibi bir bakış atmıştı:)

İnsanlar reklamları sadece markanın tanıtımını yapan araçlar olarak görüp izlemek istemez ama benim açımdan durum farklı, reklamlarda da “yaratıcılığa” ve “zekaya” olan hayranlığım ön plana çıkıyor. Bazı reklamlar görüyorum izlemekten inanılmaz zevk alıyorum, yapımcısına hayran kalıyorum ve içimden hep “bunu ben yapsaydım!” ya da “ben de böyle bişey yapmalıyım!” diye düşünüyorum.

Bu düşüncemi artık hayata geçirmeye çok yakınım. Elime çok güzel bir fırsat geçti ve ben de affetmedim tabii ki:) Bir buçuk ay sonra, (yani mezun olduğumda hayırlısıyla:)) kendime, İstanbul’da çok köklü ve en büyük ilk on reklam ajansı arasında yer alan bir şirkette 2 haftalık staj ayarladım.. Şu anda hayallerime bir adım daha yaklaşmış durumdayım:) Belki de bir süre sonra bazılarınız benim reklamlarımı izleyip “zeka” ma hayran kalabilir:P Yani umarım böyle bir şansım olur ve “başkasında görsem, ben yapmalıydım!” diyebileceğim eserlere imza atabilirim. Hayat sürprizlerle dolu gerçekten de.. Hayırlısı olsun bakalım:)

Bu hayalime yaklaşmama, beni grafik tasarım programlarıyla tanıştırarak katkıda bulunan kadim dostlarım; Semirhan Gökçe, Kamil Sulubulut ve Alaattin Kahramanlar’a teşekkürü bir borç bilir, önlerinde saygıyla eğilirim..

Son acemilik(!) işlerimi içinde barındıran portfolyoma da buradan ulaşabilirsiniz.