Bebek Bakım Odası Karnesi: Acıbadem Altunizade Hastanesi

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hatırlayacaksınız Bebek Bakım Odası konusunda belli bir standarta ulaşmak ve gerekliliğine dikkat çekmek için bir şablon oluşturmuştum. Bu şablona göre örnek teşkil edebilecek kurumların analizine “Acıbadem Altunizade Hastanesi” ile başlamak istiyorum.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Bölümündeki Bebek Bakım Odası tüm temel ihtiyaçları annelere sunması, özellikle temiz ortamı ile parlaması açısından tam notu hakediyor. Kolçaklı koltuğu da çok rahat ve güzel:)

Bunun yanısıra çok beğendiğim alt değiştirme minderi de hastanenin sunduğu güzellikler arasında. Üzerine sermelik kağıt rulo da olsa süper olurdu aslında..

Oda başına bir bebek için gayet kullanışlı ve güzel bir ortam hazırlamışlar fakat şunu da belirtmeden geçemeyeceğim hastanenin çocuk bölümü çok yoğun olduğu için orada bulunan iki adet Bebek Bakım Odası yeterli gelmiyor. Bunu çözmek için hastanenin başka alanlarına bir iki oda daha eklenebilir hatta başka birimlerde başka bebek bakım odaları da vardır belki. Odaların kapısında hangi katlarda ya da hangi birimlerde bebek bakım odası bulunabileceğine dair bir tablo olsa anneleri yönlendirme adına güzel bir iyileştirme olabilir.

Bunun yanısıra yine çocuk alanında bulunan çocuklar için uygun ve eğlenceli tuvalet ve lavabo da hoşuma giden alanlardan. Bunun için de ayrıca tebrikler!

Yüksek standartlara uygun addettiğim bebek bezi, sterilizatör ve biberon ısıtıcıyı burada görmeyi zaten beklemem zira ihtiyaç halinde istendiği halde yenidoğan ünitesinden temin edilebilir muhtemelen. Bu sebeple Acıbadem Altunizade Hastanesini ihtiyaca uygun olarak sunduğu Bebek Bakım Odası için kutluyor yeterlilik konusunu tekrar dikkatlerine sunuyorum. Emeğinize sağlık:)

Reklamlar

Bebeklerde Gaz ve Naz Dönemi – IOK Yaklaşımı

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İlk göz ağrım Elif Azram dünyaya geldiğinden beri uykuyu hiç sevmedi. Azıcık uyusa diye büyük çaba sarfederdim tam uyutup yatırırdım beş dakika geçmeden tekrar bir ağlama sesi!.. Mutfağa gidip bir su içene kadardı kendime kalan zaman su daha bitmeden feryat figan!.. Zor günlerdi.. Bu nedenle emzirirken uyuduğunda direkt yatağına koyuverirdim ki hazır uyumuşken iki lokma bisey yiyeyim, biraz dinleneyim ya da çamaşır, bulaşık gibi bitmek bilmeyen ev işlerine girişeyim ama nafile..

O zamanlar bilmediğim birşey vardı emzirirken uyuyakalması aslında bir illüzyondu, gerçek bir uykuya dalıştan çok bebek için keyifti sadece, esas uykuya geçmesinden evvel atlanılmaması gereken önemli bir aşama vardı: Gazının Çıkarılması!

Gece gündüz demeden, her 3 saatte bir altını değiştir, emzir, gazını çıkart, uyut döngüsü içinde bitap düşmüş annelerin emerken uyuyakalan bebeğini “aman iyi uyudu, uyanmadan yatırayım” düşüncesiyle yatağına bırakması ne yazıkki gazla bölünen kısa uykulara yol açtığı için döngü süresini daha da kısaltacak anneye olan etkisi daha yorucu olacaktır.

Bu sebeple, her emzirme sonrası gazın çıkarılması gerekmektedir. Böylece bebekler daha rahat ve kaliteli, daha uzun süre uyuyacak, anneye dinlenmek için nispeten daha fazla vakit kalacaktır. Bebeğinizin gaz ve naz dönemi doğumdan itibaren 6 ay kadar sürebilir. Ancak dördüncü aydan itibaren kendi de gazını çıkarma konusunda birşeyler yapma çabasında olacağı için ve acı dolu ağlamaları azalacağı için yükünüz nispeten hafifleyecektir, bunu bir müjde olarak size sunabilirim:) İşte tam da bu dönem aslında biraz da naz dönemi olarak adlandırılabilir. Zira kucak istemeler, yattığı yerde kalmamalar da dördüncü ayın ardından başlamakta..

Gazın yanında kusma da bebeklerde sıkça görülür. Bu durum bebeğinizin çok süt içtiğine yorulsa da tam olarak nedeni bu değildir. “Sfinkter” denilen mide kapakçığı bebeklerde ilk bir yılda geliştiği için bebişlerimizin midesi; ağzı bağlanmamış su dolu bir poşet gibi düşünülebilir. Bu sebeple karnına bastırdıkça midesindekiler kusma şeklinde ağzından akar. Midede oluşan gazlar çıkarken de aynı şekilde midedeki sıvıyı yukarı itecekleri için kusmaya yol açabilir.

Bebeğimizin Gaz Sancısı Çektiğini Nasıl Anlarız?:

  • Açlık nedeniyle ağlıyor olmaması
  • Acı çeker gibi ağlaması
  • Bacaklarını hızlı hızlı itip çekmesi
  • Yumruğunu çaresizce ağzına sokmaya çalışması
  • Parmaklarını kusmaya çalışır gibi ağzına sokmaya çalışması

Bebeğimizin ağlayış biçiminden gaz sancısı olduğunu anlayabiliriz. Acı çekercesine ağlaması ve bacaklarını sürekli itip çekmesi, acıkınca yaptığı gibi telaşlı telaşlı yumruğunu ağzına sokmaya çalışması bizim için yeterli işaretlerdir. Hele ki son yarım saat içinde emzirdiyseniz yani açlık nedeniyle ağlamasına imkan yoksa bunun gaz çıkarma veya kaka yapma çabası nedeniyle çektiği acılara bağlı bir ağlama olduğunu anlayabiliriz.

Gaz ile en kolay biçimde başedebilme konusunda benim size önerim, ağlamaya başlamadan evvel emzirmenin hemen sonrasında gaz çıkarma işlemine başlayalım ki işler sarpa sarmadan kolay atlatabilelim.

Bu gaz çıkarma olayı öyle böyle bildiğiniz gibi değil yetişkinlerdeki gibi bir iki hık-gagla kurtulmak ne yazıkki mümkün değil. Bebeğiniz; 3-5-10-15-20 kez mini mini ya da şiddetli biçimde, üst üste gaz çıkarabilir. Yani henüz tecrübesiz annelerin gag sesini duyduktan sonra “gazını da çıkardık neden böyle oldu ki?” şeklindeki haklı serzenişleri, nazar çıkarma çabaları, bebeği acı çekerken uyutmaya çalışmaları sonucu bebeğin patlayacakmış gibi ağlama nöbetlerine kapılması aslında henüz tamamlanmamış bir gaz çıkarma sürecinin sonuçları olabilir!

Sayısı belli olmayan bu uzun gaz çıkarma süreci bebeğin rahatladığı anlaşılana kadar devam etmeli..

Bebeğinizin ağlamasının mutlaka bir nedeni vardır. Bu nedenlerden biri de şiddetli gaz sancılarıdır. Onu susturmaya çalışmak yerine gazını çıkararak acısında son vermeye odaklanmaya çalışın. Sonrasında zaten huzur bulduğuna siz de şahit olacaksınız:)

Burnu tıkalı bebekler çok hava yuttukları icin daha fazla gaz çıkarmanız gerekebilir bunu önlemek icin bebeğin nefes alışverişini takip etmeyi ve gerektiği durumlarda sümüğü temizlemeyi ihmal etmeyin.

Bebeğin Gaz Sancısının Sonlandığını Nasıl Anlarız?

Ağlamayı ve bacaklarını kendine doğru hızlı hızlı çekip itmeyi bırakır. Bıraktığınız yerde ağlamak yerine etrafı seyre ve keşfetmete başlar. Hatta rahatladığını belli eder bir şekilde esnemelere de başlarsa işte o an onu uyutma aşamasına geçebilirsiniz. Rahatça uyku moduna girecek ve uykusu gaz sancısı ile kesilmediği için bir iki saati bulan kesintisiz uykularla sizin de biraz nefes almanıza imkan verecektir.

Gaz Çıkarmanın 6 Pozisyonu

  1. Göbüşü Ovma
  2. Göbüşe Vurma
  3. Sırtı Ovma
  4. Sırta Vurma
  5. Popişe Vurma
  6. Bacakları İtme ve Çekme

Bebeklerde Gaz İle Başa Çıkma Yöntemleri – IOK Yaklaşımı

iok Gaz Çıkarma” yöntemi olarak adlandırdığım yönteme göre ben gaz çıkarma pozisyonlarını şu sıra ile uygulamanın ciddi faydasını gördüm:

  1. Baş Dizde Gözgöze Oturuş Pozisyonu: Emzirmenin hemen ardından, elime kusmalara karşı bir mendil alarak ayaklarımı koltuğa kaldırmış, dizlerimi bükmüş bir şekilde konum alıyorum. Bebeğimi; sırtı üst bacak bölgeme, başı dizlerime yaslanacak ve ayakları göbeğimde bükülecek şekilde yerleştiriyorum ve yumuşak hareketlerle karnını ovuyorum. Bu duruş; hem ilk gazları çıkarırken reflü nedeniyle kusmasını minimuma indiriyor ve elimdeki mendille kusmaları da havada yakalamamı sağlıyor, hem de bebişin kakası varsa en rahat biçimde yapmasına imkan veriyor. Derken sakin olan bebiş gaz çıkarma işlemi sürdükçe sancı ile birlikte hafif hafif hareketlenmeye ve seslenmelere başlıyor, gazların hareketi nedeniyle bunun normal olduğunu düşünüyorum. Hafif bağırmalar ve ağlamaklı olmalar kabul edilebilir fakat hiç rahat hissetmeyecek şekilde çok şiddetli ağlarsa başka bir pozisyona almanızı ya da biraz dolaştırmanızı öneririm. Hiç ağlamadan kakasını yapıp en büyük sıkıntısından bir çırpıda kurtulabilir de. Bu yönteme karşı tepkisi zaman zaman değişiyor. Fakat şunu söyleyebilirim ki kakasını en rahat şekilde yaptığı duruş biçimi bu;) Gözgöze bulunduğumuz bu pozisyona 5 ila 10 dakika devam ediyorum. Bir süre sonra bebeğinizin bacaklarını karnına doğru eğip bükerek birkaç kez gaz çıkardığına şahit olacaksınız.
  2. Baş Omuzda Sırt Ovma Pozisyonu: Sonrasında omuzuma kusma ve salyalar için bir koruma mendili sererek bebeğimin çenesi omuzuma, vücudu göğsümde gelecek biçimde kucaklayarak sırtını hafif hafif ovmaya başlıyorum ağlama ve sancısı artarsa biraz da hafif hafif sırtına ve poposuna vuruyorum ta ki gaz tamamen çıkana kadar. Bu işlemi ayakta volta atarak uygulamak daha iyi sonuçlar veriyor. Sizin de hareketinizin etkisiyle hem o daha sakin oluyor hem de anneye biraz hareket iyi geliyor;) Normalde buradaki birkaç gaz sesinden sonra bebeğinizin rahatlıyor olması lazım. Meraklı gözlerle etrafı seyretmeye başlıyor olması ya da başını omuzunuza yaslayıp uyumaya hazır olduğunu hissettirmesi lazım. Fakat bebiş kaka yapmadıysa ve midesinden ziyade bağırsaklarındaki gaz onu rahatsız ediyorsa hem bu gazlara yönelik hem de kaka yapmasını sağlayabilecek üçüncü bir yöntem daha denenebilir.
  3. Baş ve Sırt Koltukta Bacakları İtme Pozisyonu: Son olarak bebeğimi koltuk üzerinde sırt üstü yatırıp bacaklarını dizlerinden nazikçe bükerek karnına doğru yavaş yavaş itiyorum ve hafifçe bastırıyorum sonra kendime doğru cekiyorum. Bunu birkaç kez tekrarlıyorum. Benim genelde bu yönteme geçmeme pek gerek kalmadı fakat ne zaman bunu uygulasam bebişte ekstra bir rahatlama olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim özellikle çok gaz sancısı çekip ağladığında.. Yine de öncelikle ilk iki yöntemi uygulamanızı sonra bunu denemenizi öneririm.

Bu üç yöntem bebeğin durumuna göre ara vere vere şiddetli bir ağlamaya meydan vermeyecek şekilde bir döngü biçiminde birkaç kez tekrarlanabilir taa ki bebeğinizin tamamen rahatladığına emin olana kadar.

Şiddetli ağlama durumunda bebeği ikinci yöntemdeki gibi omuzumuza yaslayıp evin içinde gezdirirsek sakinleşmesini sağlayabiliriz.

Bebek sakinleştiğinde uykusu varsa esnemeler başlayacaktır bu durumda uyutma aşamasına geçebilirsiniz.

İstisnai Durumlar:

  • Bazen çok uykusu olduğu için ve gaz çıkarma işlemi onu yorduğu için de tekrar ağlamaya başlayabilir bu durumda sessiz ve sakin bir duruma geçmesini beklemeden hemen uyutma konumu alabilirsiniz. Bir süre kucağınızda salladığınızda sakinleşip esnemeye başlıyorsa doğru yoldasınız demektir. Yani gerçekten uykusu geldiği için ağlamıştır.
  • Bazen de emzirmenin ardından büyük miktarda kaka yaparsa ya da gaz nedeniyle emmeyi yarım bıraktıysa gaz çıkarma işleminin ardından hala aç olduğu için tekrar emzirmeniz gerekebilir. Gazı çıkıp rahatladıktan ya da kakayı yaptıktan sonra açlıkla aranmasından, anlamsızca ağlamasından ya da göğsünün doluluk oranından anlayabilirsiniz tekrar acıktığını. Bu çok sık olmaz ama ihtimal dahilinde. İkinci kez emzirmede zaten rahatlamış olan bebiş çok az beslenip derin bir uykuya dalacaktır büyük ihtimalle, tekrar gaz çıkarmaya gerek duymadan yatağına yaptırabilirsiniz.
  • Son olarak gece emzirmelerinde durum biraz daha farklı olabiliyor. Emme esnasında ağır bir uykuya daldığı için onu tekrar gaz çıkarma işlemine tabii tutmanıza gerek kalmayabilir. Yine de ben çoğunlukla yatağına bırakmadan evvel iok modelindeki ikinci pozisyona alıp sırtını biraz ovmayı ihmal etmiyorum, uyku halinde de gazlar çıkabiliyor ama uyanma riski de var tabii. Bunu zaman geçtikçe kendi deneyimlerinizle siz şekillendireceksiniz:)

Yazılarımı instagram üzerinden takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Emzirme Yaralarını Önleme ve İyileştirme

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İlk doğumumun ardından güzel kızım Elif Azra’yı kucağıma verdikleri anda bebişimin tek bildiği emme refleksi ile benim de emzirme maratonum başlamıştı.

O zamana dek en ufak hasarla karşılaşmamış göğüs uçları emmeyi henüz bilmeyen bir bebeğin ağzında evrilip çevrilip, damağında ezilip çiğnendiği için ciddi şekilde zarar görmüştü. Ve acısına dayanması çok zordu! Üstelik hepsi 1-2 günde olmuştu. Bir yandan emzirmek zorundasınız ve bir yandan canınız yanıyor, bir dolu bedenî ve ruhsal problemlerle başederken bir de gereksiz yaralarla acı çekmek.. Gerçekten zor günlerdi. Üstelik iyileşme süreci de yaklaşık bir ayı bulmuştu. Sırf bu acıya dayanamayıp emzirmeyi azaltıp sütü de azaldığı için bebeklerini bu mucizevi besin kaynağından mahrum bırakmak zorunda kalan anneler de var ne yazık ki.. Ne olur vazgeçmeyin onlara yapabileceğiniz en büyük iyilik ve hayatları boyunca yüksek paralara bile alamayacağınız en büyük hediye 2 yaşına kadar onları sütünüz ile beslemek olacaktır! O kadar basit ki aslında bir çocuğu hem bedensel hem de ruhsal olarak güçlü kılmak sadece süt vererek:)

Çok şey denedim yaraları geçirmek için fakat hiçbiri kar etmedi, çeşit çeşit göğüs ucu kremleri, ayva çekirdeği jölesi gibi.. Sonunda kendimce bulduğum bir koruma kombinasyonu ve Aile hekimliğindeki Ümmühan Hemşiremin tavsiyesi yaralarımın iyileşmesini sağlamama yardımcı oldu.

Bulduğum bu yöntemi, minik şekerim İpek’in doğumundan sonra direkt hastaneden itibaren uygulamaya başladım ve şunu mutlulukla paylaşmak istiyorum ki hiç yara olmadı:) Aynı sıkıntıları çeken bir dolu anne olduğunu biliyorum. Anne adaylarını bu yaralardan kurtarmak için de yöntemimi buradan paylaşmak istiyorum.

Öncelikle göğüs ucu kremleri bende hiç işe yaramadı o nedenle tavsiye etmiyorum ne kadar doğal dense de çocuğun onu yiyor olması da çok içime sinmiyor açıkcası. Ayva çekirdeğini suda bekletip oluşan jöle kıvamındaki kremi sürmek biraz etkili olabilir, denenebilir zor durumda fakat söylediklerimi uygularsanız bunlara hiç ihtiyacınız olmayacak bence.

Emzirme Yaralarını Önlemek İçin Gerekenler;

  1. Silikon Göğüs Ucu Koruyucu

2. Göğüs Pedi

Bu iki malzemeyi doğumdan sonra direkt kullanmaya başlamanız gerekmekte bu nedenle alıp hastane çantanıza koymanızda fayda var. Göğüs ucunuza silikon koruyucuyu taktıktan sonra göğüs pedini silikon uç ile emzirme sütyeni arasına yerleştirmelisiniz. Sütünüz çok gelirse göğüs pedini günde birkaç kez değiştirmeniz gerekebilir zira silikon koruyucunun ucunda hava delikleri bulunduğu için sütün sızmasına neden oluyor. Aynı zamanda hava alma imkanı sağladığı için göğüs ucunuzun yara olmasını engelliyor. Silikon ucu günde bir iki kez sabunlu ılık su ile yıkamanız yeterli olacaktır. Eğer sızan sütün boşa gitmesini önlemek isterseniz ki bazen sütün az gelmesi durumunda çocuk için bir damla bile elzem olabiliyor bu iki malzemenin arasına bir de Göğüs kalkanı yerleştirebilirsiniz. Göğüs kalkanını silikon uç olmadan kullanırsanız kenarlarında akıyor bu nedenle üçünü birlikte kullanmanız daha faydalı olacaktır. Göğüs kalkanı dediğim gibi çok elzem değil, sadece silikon uç ve göğüs pedi sizi hem yaralardan koruyacak hem de sütünüzün emzirdikçe sağlıkla çoğalmasını sağlayacaktır. Bu yöntemi uygulayan annelerde yara olayının hiç olmayacağını ya da çok hızlı bu sancılı süreci atlatabileceğini düşünüyorum. Umarım işe yarar sizler için de..

Bebeğinizi silikon uç ile emzirmek hem zor hem de yapay olacağı için her emzirmede pedi ve silikon ucu çıkarmanızı öneririm böylece bebeğiniz ile direkt temas halinde bulunarak onun kendini güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ellerini tutmayı, yanağını okşamayı, gözlerine bakmayı da ihmal etmeyin;)

Emzirme Yaralarını İyileştirmek İçin Gerekenler;

Hadi diyelim ki doğumdan önce değil de göğüs uçlarınız yaralandıktan sonra benim bu yazdığım yöntemi keşfettiniz. Bu durumda iyileşmeyi hızlandırmak için de birşey yapmanız gerekecek. Sizin ihtiyacınız olan ekstra malzeme sadece mucizevi anne sütünüz. O hem sizi iyileştirecek hem de bebeğinizi besleyip güçlendirecek içeriğe sahip. Nasıl uygulayabileceğinizi anlatalım o zaman:

  1. Anne Sütü
  2. Silikon Göğüs Ucu Koruyucu
  3. Göğüs Pedi

Her emzirme sonrasında kalan sütten biraz göğüs uçlarınıza sürün ardından silikon koruyucuyu göğüs ucunuza takın ve sonra göğüs pedini yerleştirin. Anne sütü bu yaraların iyileşmesi için en etkili ve en doğal ilaç. Silikon uç da göğüsün pamuk ya da ped ile direkt temasını engelleyerek hem hava almasını sağlayacak hem de yaraların tekrar tekrar kavlamasının ve kanamasının önünü kesecek. Göğüs pedi de sızan sütün kıyafetlerinizi ıslatmasına engel olacak. Hepsinin bir amacı var:) Bende işe yarayan bir yöntem mantıksal olarak taşlar da yerine oturduğu için genel olarak yararlı olacağına inancım tam, umarım en hızlı şekilde faydasını görürsünüz:) Umarım bu acıları hiçbir anne çekmez artık:)

Silikon ucu kullanmayı doğumdan bir, bir buçuk ay sonra kendinizi hazır hissettiğinizde bırakabilirsiniz. Artık vücudunuz gerekli adaptasyonu sağlamış olacak ve ona ihtiyacınız kalmayacaktır.

Tekrar ediyorum, bebeğinizi silikon uç ile emzirmeyin bence çok uygulanabilir bir yöntem değil üstelik bebiş için de zor ve yapay. Her emzirmede pedi ve silikon ucu çıkarın ve bebeğiniz ile direkt temas halinde bulunun. Ellerini tutmayı, yanağını okşamayı, gözlerine bakmayı da ihmal etmeyin;) Ardından anne sütü ile göğsünüzü nemlendirip silikon ucu ve üzerine göğüs pedini yerleştirerek bir sonraki ezmirme seansına kadar dinlenme şansınız varsa dinlenin, bol sıvı özellikle su tüketin ve kalsiyum içeren gıdaları tüketmeyi ihmal etmeyin. Bebişlerinizle mutlu beslenmeler..

Not: Burada deneyimlediğim iki ürünün resmini paylaştım örneklemek adına fakat illa bu markaları almanız gerekli değil, bu ürünlerin birçok muadili anne-bebek mağazalarında mevcut bütçenize en uygun olanını deneyebilirsiniz.

Yazılarımı instagram üzerinden takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bebek Bakım Odası Standartları

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir lokantada, avm’de, otelde, kısacası herhangi bir sosyal mekanda bebek bakım odası aslında çok elzem bir ihtiyaç olmasına rağmen bu gereksinimi karşılayan mekan bulmak hele de İstanbul’ da pek kolay değil ne yazık ki..

Ne sıkıntılar yaşanmışlığım var büyük kızım bebekken altını değiştirebilecek 1 metrelik bir masa ve mahremiyeti olan bir alan bulabilmek adına.. Sadece İstanbul mu? Viyana’daki kraliyet ailesinin pastanesi de dahil olmak üzere Avrupa’da bile Bebek Bakım alanlarının sınırlı olduğunu hatta olmadığını söyleyebilirim kendi tecrübelerime dayanarak..

Peki bunu nasıl aşabiliriz? konusunu düşündüğümde öncelikle bir “Bebek Bakım Odası Temel İhtiyacları” listesi yani standartı oluşturmamız gerektiğine kanaat getirdim. Bir de bu alanları sunan düşünceli ve güzel bebek dostu mekanlari paylaşarak iyi örneklerle bunun yaygınlaşmasına katkım olabileceğini düşündüm. Bundan sonra örnek mekanlar ve tavsiyelerim burada olacak:)

Bebek Bakım Odasında Olması Gereken Temel İhtiyaçlar:

  • Temiz Havadar Bir Alan
  • Alt Değiştirme Masası
  • Elleri Yıkayabilmek için Lavabo, Sabun, Kurulama Kağıdı
  • Emzirmek için Kolçaklı Koltuk (Kolçaklı olsun ne olur kollar boşlukta kalınca emzirmek çok zor oluyor)
  • Çöp Kutusu

Bu temel İhtiyaçları bir standart oluşturmak için baz olarak belirledikten sonra bunlara ek olarak cömert imkanlar sunan mekanların ekstra güzelliklerini de şöyle özetleyebiliriz. 

Bebek Odasının Ekstra Güzellikleri:

  • Alt değiştirme minderi
  • Alt Değiştirirken Sermek İçin Kağıt Rulo
  • Sterilizator
  • Biberon Isıtıcı
  • Bebek Bezi – Ortalama boylarda mesela 2 ve 5 numara (bunu şimdiye kadar bir tek ebebek mağazalarında görmüştüm, gerçi anneler tarafından suistimale açık olduğundan mekan sahiplerini de anlıyor ve bunun olmasını pek beklemiyorum ama ütopik bir dünyada keske insanlar iyi niyetli olsa bezleri çantalarına istiflemek yerine sadece 1 tane kullansa ve mekan sahipleri de bezi unutma durumu halinde hayat kurtarabilseydi:) Umudum birkaç dürüst jenerasyon sonraya..)
  • Çantayı Koyacak Sehpa ya da Tezgah

Yazılarımı instagram üzerinden takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

İki Çocukla Gezmelere Başlama ve “Orta Yol” Kuralı

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

İpek 49 günlük olunca bana bir güven geldi, hazır eşimin bayram tatilinde çalışmıyor olmasının da rahatlığıyla iki çocukla bi hava almaya yürüyüşe çıkarız diye düşündüm. Hem güzel hem de çok zor bir deneyim sonrası kendimizi evimize güçlükle atabildik.

Öncelikle evde iki çocuğu, çantalarını, oyuncaklarını vs. hazırlayıp çıkana kadar belli bir vakit geçtiğinden dört yaşındaki kızım Elif zaten acıkmış olduğu için yolda gereksiz şeylere bozulup mızmızlanmaya başlayarak günlük zihinsel yorgunluğumuzun açılışını yaptı. Zaten bu çocukların uykusu geldiğinde ve acıktıklarındaki mantıksız ağlamaları ebeveynleri en çok yoran şeylerdir değil mi? Hele de arabada/otobüste/uçakta ve çaresizsen o anda..

Böyle durumların üstesinden gelebilmek adına neler yaptığımdan bahsetmek istiyorum size, pek çoğunuzun zaten bildiği ve uyguladığı şeylerdir eminim;)

  • Dışarı her çıkışta ufak tefek atıştırmalıklar yanıma alıyorum, mesela çubuk kraker, yaban mersini, kuru üzüm, fındık, badem, ceviz gibi. Bunun için mini kavanozlar almıştım kendi kendine minik parmaklarıyla tek tek onları yerken hem oyalanıyor hem de mutlu moda geçiyor.
  • Ne konuda tutturduysa ve ağlama moduna geçtiyse makul bir istek değilse onu ben de asla sadece ağlaması kesilsin diye kabul etmiyorum eğer boyun eğip kabul edersem bundan sonra her istediğini ağlayarak yaptırmaya çalışacağını biliyorum zira! Bu durum bir iki kez çıkmaza dönüşmüştü bizim deneyimimizde gerçekten çok zorlanmıştım karşılıklı inatlaşırken çünkü çocukların ağlama ve bağırarak rahatsız etme süresi aşırı uzun olabiliyor ve anne vicdanı buna teslim olmamak için direnmekte çok zorlanıyor. Anne direnebilse bile etraftan ne gaddar anne bakışları ile üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu durumda geliştirdiğim bir ortayol yöntemi var kendi çapımda şöyle ki ne çocuğun ne de annenin dediği olacak fakat aynı zamanda ikisinin de istediğine en yakın çözüm sunulacak. Mesela araçta telefon izlemek için tutturduysa ve ben de etrafı seyrederek seyahat etmeyi öğrenmesini istiyorsam ve anlık refleksle olmaz dememle birlikte ağlama başladıysa ona ne zaman telefonu verebileceğimi anlatıyorum örneğin gideceğimiz yere ulaştığımızda gibi. Ortayol kuralı şimdiye dek hep işe yaradı diyebilirim ve tavsiye ederim. Bazen karşılıklı pazarlıklar içinden çıkılmaz bir hal alsa bile denemeye değer:)

Gelgelelim bu krizi atlattıktan sonra neler yaptığımıza, hazır İstanbul boşken sosyal medyada kahvaltısının methini çokça duyduğum Suadiye’ deki fırına ulaştık. Lakin ne yazık ki bizim için pek uygun bir yer olmadığına kanaat getirdik. Çünkü hem self servisti, hem her bir ürün tek tek fiyatlandırılmıştı ki bunu hiç sevmiyoruz işimizi kolaylaştıracak fiks bir kahvaltı bekliyoruz menüde, üstelik hem fiyatlar çok yüksekti, hem de çay sınırsız değil her bir fincan ücretliydi ki bu bence bizim kültüre ters zira en sevdiğimiz şey kahvaltıda sınırsız çay:) Bir mekanı bize sevdiren en önemli kriterlerden biri bu olabilir,çayın da berrak ve lezzetli olmazı gerek tabii.

Bunlara rağmen keçi peynirli ve otlu menemeni çok beğendim her ne kadar İpek durmadığı için kahvaltımızı beraber değil sırayla yaptığımızdan soğumuş haliyle tatmış olsam da:) Evde de deneyeceğim.

Kızlarıma önerim; sosyal medyadaki herşeye özenmeyin çoğunun içi kof;)

Fırından ayrıldıktan sonra Elif bisiklet turuna bizse yanında yürüyüşe başladık. On dakika kadar ilerledikten sonra Elif’in bayram mutluluğuna mutluluk katmak için dondurma almak üzere mola verdik. Elif’e bildiğimiz usul daha sağlıklı Yaşar Usta dondurması alırken yolun karşısında Magnum’un İstanbul mağazasının olduğunu gördük. Ben de merak ediyordum burayı denemek istedim ve karşıya geçip içeri girdim. Olay şu şekilde;

  1. Fındık, fıstık, badem gibi 8-9 çeşit süsleme malzemesinden üçünü seçiyorsun. Örneğin ben badem, mini inci topu şeklinde çikolata ve Elif’in en sevdiği patlayan şekeri seçtim.
  2. Halihazırdaki bildiğimiz çubukta sütlü dondurmanın hangi tip çikolata (Sütlü, bitter, rubi ve beyaz) ile kaplanacağını seçiyorsun. Örneğin sütlü çikolataya batırıp çıkarıyorlar.
  3. Üzerine az önce seçtiğin malzemeyi döküyorlar ve yine biraz çikolata gezdiriyorlar.

Patlayan şeker çok yakıştı hiç beklenmedik şekilde, Elif bayıldı zaten güzeldi güzel olmasına da aynı markanın standart dondurmasının neredeyse üç katı olan fiyatı tam bir turistik tarifeydi ve bir Avrupa markası adına pek hoş değildi. Dondurma keyfinin ardından tekrar yürüyüş ve bisiklet maceramıza döndük.

Tam hayal ettiğim gibi herşey güzel gidiyordu ki Elif yoruldu, bir milim daha pedal çeviremem moduna geçti ve İpek de uyandı. Ahmet bisikleti kucaklayıp arabaya taşırken ben de biri şiddetle ağlayan iki çocukla caddede kalakaldım.

Mecburen pusetteki İpek’i kucaklayıp Elif’i oyalamak ve yanımdan ayrılmasını önlemek için anne otoritemi kullandım:) Ahmet döndükten sonra bir şeyler atıştırıp tekrar arabaya döndük. Birlikte ilk açık hava maceramız iki miniğimin yolda uyuyakalması ile son buldu.

Artısı açık havanın yorduğu İpek akşam ve gece boyunca sadece iki kez kesinti ile neredeyse kesintisiz uyudu taa ki ertesi sabah 5.30 a kadar..

Yazılarımı instagram üzerinden takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Büyüklerin Kaçamaklarını Küçüklere Anlatmak: “Büyüklere Göre Kuralı”

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir süredir “sana yemedin mi?” reklamlarını eğlenerek ve beğenerek izlediğimizden hatta YouTube’ dan videosunu açıp Elif ve eşimle tekrar tekrar eşlik ederek izlediğimizden dolayı sonunda dayanamayıp biz de çocukluğumuza dönebilmek hevesiyle haftasonu kahvaltısına bir paket Sana aldık. Zira bizim jenerasyon sokakta oynarken komşu teyzelerden taze ekmeğe sürülen margarin ikramının tadını iyi bilir😊

Evlendiğinizden beri masaya sadece tereyağ koyduğumuz için bizim adımıza bir çılgınlık denebilecek bu hareket üzerine kahvaltı sofrasında geyik muhabbete devam ederken kızım Elif:  “bu çok faydalı değil mi?” diye sordu.

Biz bir an ne diyeceğimizi bilemeyerek birbirimize baktık sonra;

“Aslında peynir, yumurta gibi faydalı değil ama bazen büyükler böyle faydalı olmayan şeyler de tüketebilir az olmak koşuluyla fakat çocuklar hep faydalı şeyler tüketmelidir ki sağlıkla çabucak büyüyebilsinler” dedim.

Zaten bebekliğinden beri çikolata, kola gibi arada bir tükettiğimiz küçük kaçamakları buna benzer cümlelerle açıkladığımız için bu yaklaşımımıza alışkındı.

Çocuklarla neden-sonuç ilişkisine dayalı dürüst bir iletişim kurarsak aslında herşey çok daha kolay oluyor. Genel olarak ne kadar sağlıklı beslenmeye çalışırsak çalışalım arada bizim de irademizin kırıldığı noktalar olabiliyor. Bunları “büyüklere göre” olarak sınıflandırmak çocuk için yeterli bir açıklama aslında.. Tabii bu kuralı uygulamak çikolata için ekstra zor eğer tadına bir kez varılmış ise.. Yine de bu hafif zararlılar için yaklaşımımız ne kadar az ve ne kadar geç tadarsa o kadar iyi olmalı. Bu sebeple çocuklarımıza “büyüklere göre” kuralını uygun koşullarda ne kadar uzun süre uygulayabilirsek o kadar iyi olacaktır. Unutmayın ki itiraz etseler de çocuklar kuralları ve rutinleri sever ve bu onları daha güvenli hissettirir;) 

Bahsi geçen reklamın linkini aşağıda bulabilirsiniz, çocuğunuz varsa dans ederek izleyin, özellikle geçmiş yıllardaki annenin eteğini döndürerek ellerini birleştirmesine bayılıyoruz biz😀

Yazılarımı instagram üzerinden takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

 

How to Set Variables / change max_allowed_packet size at MySQL 5.7 +

Etiketler

, , , , , ,

If you could not find my.cnf or my.ini file on the latest versions of MySQL, I can help you to find out. As usual, for a huge data transfer I met an error for maximum allowed package and I tried to change the value of “max_allowed_packet”, however I could not find the configuration file anywhere inside the MySQL folder. After a while I recognized that new versions of MySQL keeps my.ini file inside a folder addressed below:

C:\ProgramData\MySQL\MySQL Server 5.7\my.ini

After increasing “max_allowed_packet” value under the [mysqld] section from 16M to 100M problem is resolved. If you met the similar problem please try:)

AKTIF SCRUM APPROACH

Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , ,

NEW WORKING STYLE FOR MORE SOCIAL ERA

Sprint_Calendar_for_AktifScrum2

According to David Eagleman, professor at Stanford University and the author of The Brain: The Story of You, pursuing new settings, new activities, and new experiences is the best way to “stretch time,” so to speak. It all comes down to what your brain perceives as novel. When you spend time doing something unfamiliar, your brain focuses more on collecting the data associated with the activity, thus creating a more thorough memory of the experience. When you reflect on that memory, it feels like you had more time [1].

As mentioned by Patrick Allan, human brain does not care the regular activities and ignores collecting data when the day is similar to the day before. This brings as a feeling of time skips and days, weeks, months are going on too fast without any memorable history!

The monotonous daily activities make people bored and send to the brain that there is nothing to make that day remarkable. As the days went by, signals to the brain transformed as a disappointment caused by having no distinctive and attractive lives. Therefore, so many people are lack of motivation and in pursuit of new distinctive and attractive lives all around the world. There needs to be more colorful daily solutions to increase motivations.

Agile and specially scrum methodology is very rich of meetings and these meetings are very useful to rise communication skills between team members, however do you agree that the daily standup meetings are getting monotonous day by day specially for the long term project?..

What about adding some memorable activities to the calendar of each sprint?

“Aktif Scrum Approach” intends to add some differences to daily routines to make your brain evaluating your activities more cheerful and considerable. For this purpose, Aktif Scrum Approach takes off some daily standup meetings and instead put some entertaining activities. Variety of these activity types may be increased up to imagination of team members. Some attractive suggestions are included in this article.

CHANGE THE SPACE

Plan some daily standups outside of the office in a period of time (sprint / month).

Choose the place as will not be visited before by any team members. It may be a cafe, restaurant, seaside or just a park. During the meeting and after it a quick sandwich picnic or long brunch may also be included.

After the meeting continue to work at the same place till to the end of the day. These activities and preparation tasks may be enriched by scrum poker like that who will make the sandwiches? Or team work while making sandwiches as one brings the breads, the other gets cheese, etc.

SEE A MOVIE, CRITICIZE WITH THE TEAM

Plan to see a movie in every three or four sprints/months:

On some occasions, team may even go to a movie and then they may have a quick standup meeting after the movie. In this meeting, two significant subjects may be discussed;

  • Are there any relation between the project lifecycle, workflow, processes, colleagues and the subject of the movie (any even if funny relations are acceptableJ)
  • Are there any relation between the team members and the main characters of the movie (within the framework of respect!).

There would be so many similarities or not be any it is not important however talking about these will activate and entertain your brain and strengthen the communication between team members.

DOCUMENT REVIEW

Plan some daily standup based on document review in a sprint, or month.

Technical document writing/reading is accepted as drudgery task for most of the team members in general. Besides, there is no hero team member who writes a perfect document that cannot be criticized. Documents needs to be accepted as living materials, should be plain and have an improvement progress during project lifecycle. To make them more understandable and useful for whole team, and prevent common mistakes review is necessary. It would be better planning a peer review meeting for a recently released document/draft in a daily standup meeting.

CODE REVIEW

Plan some standups based on code review in a sprint, or month.

One of the best learning methods for everyone in a team is reviewing what is done and discussing on mistakes. Code review process is very important for a project. It provides new members to learn so many details and prevent all team members from common mistakes then raises code quality. However, these experiences are limited when stays between just two colleagues; mentor and junior. So, one of the daily standups in a week may be arranged as a code review meeting between all team members. One volunteer prepares and shares own code sample to discuss on it within the framework of respect! Or scrum master suggests a random sample code. It seems old school however provides know-how transfer and awareness of coding standards among team members.

HAPPY HOUR

Plan some daily standups as Happy Hours in a sprint, or month (may be the last meeting of the week).

Don’t talk about backlog in that day; just chit-chat, eat appetizers, drink a lot and laugh.

FUTURE EXPECTATIONS

Plan some daily standups based on brain storming about future expectations of your project:

There is no limit, you can imagine any new feature may be applicable to the project may be not, you can imagine who will buy and how to use your product in the future, e.g. aliens and space travels may be involved in hereJ. Just imagine! Especially silly things about the project do not afraid of saying nonsense words. Be relax, make people laugh and you also laugh.

CRASH THE CONTINIOUS INTEGRATION SYSTEM

CI system generally crashed by untested code commits. This happens in every project at some time. When it occurs you may plan a meeting as a treasure hunt activity to find out the reason of crash and best solution suggestions. Scrum master may also prepare system to crash intentionally and make people encourage to think about problem, find out solutions and improvements. The most important part of this activity is that every member of the team needs to be careful and kind while talking about mistakes if they are really done by another member of the team. Scope will be the generic problems not the outputs of our colleagues!

NO STANDUP

Especially on Fridays, please leave people alone all day to work without any interruption. Increased counts of meetings are not useful for all the time; on the contrary developers need some free working time without any interruption and concerns about daily reports. Meeting-free days provide team members non-stop working scope to concentrate well and complete their tasks.

In conclusion, Aktif Scrum is a new approach to define more attractive working process and environment for new generations (Millennials, Generation Z and next).

It is not be easy to keep new generations inside offices from 8 am to 5 pm for just working as robots. Time is changed! They want to be also social and have entertaining. So, to meet them on the same line it is needed to increase charming level of working as a team in a company. If companies do not want to lose employees they have to think the ways of making the employees having good times, moreover giving them significant and happily remembered memories.

Aktif Scrum Approach provides a point of view as one of the ways to achieve this and increasing ownership culture inside a team.

Planning sprint turns into an art and make people active and surprised by this way.

You can see a sample monthly sprint planning based on Aktif Scrum Approach on the top of the page. Work hard but Have fun:)

REFERENCES

  1. Patrick Allan. 2017. The Secret to Making Your Weekends Feel Longer. Retrieved August 22, 2017 from http://lifehacker.com/the-secret-to-making-your-weekends-feel-longer-1795585378/amp

 

Nurse tells us the Black Saturday Night in Istanbul, Besiktas just after a Soccer Game

Etiketler

One of the nurses who cured wounded people after the bomb attack of PKK terrorists told us a sad memory about that black night in Besiktas, Istanbul:

“Last night, a policeman just 26 years old, whose leg and slats are broken, body smells like burnt meat and gunpowder is arrived. He said that

I have so much pain, I could not resist so I am screaming; are the other patients disturbed a lot because of me?..:(

In such a tragic situation of himself, he cared about the comfort of other peoples!

He did not damn!

He did not expect special treatment!

He worries the other patients and feels sorry for the other victims..

All survivors of the night act similar.

We tried to work as trying to hold our tears whole night!:( It is really difficult to see such a young people to die and care them with the knowledge of they will be disabled from now on.

They are just numbers on televisions, however they all had a story and feature with wounded hopes.
#stopterror #saystopterror #donotLetTerrorPropagandaonYourCountry #theyareNotInnocent #theyareNotJustActivist #theyareMurderer #Istanbul #Besiktas

Share Folder Policy | Remove Share with Everyone

Etiketler

, , , , , , , ,

This Windows PowerShell and Batch combination project is created to eliminate security gap on PCs due to shared folders with everyone (with full access rights).
It search folders shared with “everyone” in a computer, list them, then optionally remove share from that folders automatically.
Boundary: Assuming that the case of having no permission to scan whole network.

It can be added scheduled tasks list to auto scan computer in a period of time.

You can go to the project page via this link.

—-

Bu proje PowerShell ve Batch scriptlerinin bir combinasyonu olarak hazırlanmıştır. Yazma amacım, bilgisayar ve network açısından bir güvenlik açığı olan “herkes” ile paylaşılmış dosya ve dizinlerin tespit edilmesi ve paylaşımın isteğe bağlı olarak kaldırılması. Betikler, bilgisayar üzerinde belirlenen alanda tüm dosya ve dizinleri tarıyor, “herkes” ile paylaşılmış tüm materyali listeliyor ve (paylaşımı kaldır) ayarı açılmışsa otomatik olarak paylaşımı kaldırıyor.

Normalde tüm ağı tarama yetkisi varsa bu işlem daha genel biçimde yapılabilir fakat tüm ağı tarama izni olmayan kullanıcılar için bilgisayarlarında bu betik ile temizlik yapmaları daha kolay olabilir.

Bu uygulama ayrıca Windows’ un zamanlı işler listesine eklenebilir ve belirli zaman aralıklarıyla bilgisayarı kontrol ederek güvenlik açığını ortadan kaldırabilir.

Proje sayfasına bu link ile ulaşabilirsiniz.